"suggestive of" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyi doğrudan söylemeden başka bir şeyi hatırlatan veya ima eden durumu anlatır.
用法说明(Turkish)
Genellikle resmi ve analiz veya betimlemelerde kullanılır; görünüş, koku, ses veya davranışlar için uygundur.
例句
The painting is suggestive of springtime.
Tablo, ilkbaharı **anımsatan** bir hava taşıyor.
Her perfume was suggestive of roses.
Parfümü, gülleri **anımsatan** bir kokuydu.
This music is suggestive of the ocean.
Bu müzik, okyanusu **anımsatan** bir his veriyor.
His tone was suggestive of sarcasm, but I couldn't tell for sure.
Onun tonu, alaycılığı **çağrıştıran** bir şekildeydi ama emin olamadım.
The old house was suggestive of a ghost story setting.
Eski ev, bir hayalet hikâyesi ortamını **anımsatan** bir yapıdaydı.
Her smile was suggestive of a secret she wasn’t telling.
Onun gülümsemesi, sakladığı bir sırrı **çağrıştıran** bir ifadeydi.