"suffocates" 的Turkish翻译
释义
Birinin veya bir şeyin nefes almasını engellemek; ayrıca duyguları, fikirleri ya da özgürlüğü kısıtlamak anlamında da kullanılır.
用法说明(Turkish)
Sözcük hem gerçek anlamda (nefes almak) hem de mecaz olarak (özgürlüğün veya duyguların kısıtlanması) kullanılır. 'choke' ile karıştırmayın; o genellikle boğaza bir şey kaçmasıyla ilgilidir.
例句
Too much smoke suffocates her.
Çok fazla duman onu **boğar**.
A plastic bag suffocates small animals.
Bir plastik poşet küçük hayvanları **boğar**.
The heat in the room suffocates us.
Odadaki sıcaklık bizi bazen **boğar**.
She feels like her job suffocates her creativity.
İşi, onun yaratıcılığını bazen **boğar** gibi hissediyor.
The city traffic sometimes suffocates me.
Şehir trafiği bazen beni **boğar**.
All the attention sometimes suffocates him, so he needs time alone.
Tüm o ilgi bazen onu **boğar**, bu yüzden yalnız kalmaya ihtiyacı var.