输入任意单词!

"squalor" 的Turkish翻译

sefaletpislik içinde yaşama

释义

Aşırı derecede kirli ve bakımsız yaşam koşullarıdır, genellikle yoksulluk veya ilgisizlik sonucu oluşur.

用法说明(Turkish)

Genellikle aşırı yoksulluk veya ihmal sonucu oluşan ciddi kirli koşulları betimler; hafif dağınıklık için kullanılmaz. Örnek: 'sefalet içinde yaşamak', 'kentsel sefalet'.

例句

The children lived in squalor after the storm destroyed their home.

Fırtına evlerini yıkınca çocuklar **sefalet** içinde yaşadı.

The report describes the squalor of the refugee camp.

Rapor, mülteci kampındaki **sefalet**i anlatıyor.

They were shocked by the squalor in the abandoned building.

Terkedilmiş binadaki **sefalet**e şaşırdılar.

Years of neglect turned the once-beautiful park into a picture of squalor.

Yıllarca ilgisiz bırakılan güzel park, artık **sefalet**in simgesi oldu.

She was determined to escape the cycle of poverty and squalor.

Yoksulluk ve **sefalet** döngüsünden kurtulmaya kararlıydı.

You can’t imagine the squalor some people have to endure in the city slums.

Şehir gecekondularında bazı insanların katlanmak zorunda olduğu **sefalet**i hayal bile edemezsin.