"soulful" 的Turkish翻译
释义
Özellikle müzik, bakış ya da ses gibi şeylerin derin duygular ifade ettiğini anlatır.
用法说明(Turkish)
Onu genellikle fazlasıyla duygusal ya da etkileyici müzik, bakış veya ses için kullanabilirsiniz; sıradan şeyler için uygun değildir.
例句
She sang a soulful song that moved everyone.
Herkesi duygulandıran **ruhani** bir şarkı söyledi.
His soulful eyes showed his true feelings.
Onun **duygulu** bakışları gerçek duygularını gösteriyordu.
The artist played soulful music on the piano.
Sanatçı, piyanoda **ruhani** müzik çaldı.
His soulful voice made the whole room go quiet and listen.
Onun **duygulu** sesiyle bütün oda sessizleşip dinledi.
I love listening to soulful jazz late at night.
Geceleri **ruhani** caz dinlemeyi severim.
There's something so soulful about a rainy day and a hot cup of tea.
Yağmurlu bir günle sıcak bir fincan çayda çok **duygulu** bir şey var.