"sob" 的Turkish翻译
释义
Birisi üzgün olduğu için kısa nefeslerle yüksek sesle ağladığında kullanılır.
用法说明(Turkish)
Bu kelime, 'cry'ye göre daha derin ve yoğun biçimde ağlamayı belirtir. Hem fiil hem isim olarak kullanılır; örn. 'yüksek sesle hıçkıra ağladı', 'hıçkırıklarını bastırmak' gibi.
例句
She began to sob when she heard the bad news.
Kötü haberi duyunca **hıçkıra hıçkıra ağlamaya** başladı.
The boy tried not to sob in front of his friends.
Çocuk, arkadaşlarının önünde **hıçkıra hıçkıra ağlamamaya** çalıştı.
He heard a loud sob from the next room.
Yan odadan yüksek bir **hıçkırık** sesi duydu.
"Please don't sob," her mother said gently as she hugged her.
"Lütfen **hıçkıra hıçkıra ağlama**," dedi annesi onu sarılarak nazikçe.
He tried to sob quietly so nobody would hear him.
Kimsenin duymaması için sessizce **hıçkıra hıçkıra ağlamaya** çalıştı.
Her voice broke into a sob when she spoke about her lost pet.
Kayıp evcil hayvanından bahsederken sesi birden **hıçkırığa** döndü.