"smell blood" 的Turkish翻译
释义
Birinin zayıf anını fark edip bundan yararlanmaya ya da saldırmaya hazırlıklı olmak anlamındadır. Genellikle rekabette kullanılır.
用法说明(Turkish)
Mecazi anlamda kullanılır. 'rakipler kan kokusu aldı' gibi; spor, iş, politika veya rekabette karşımıza çıkar.
例句
When the team started losing, the other players smelled blood.
Takım kaybetmeye başlayınca, diğer oyuncular **kan kokusu aldı**.
The press smelled blood after the politician made a mistake.
Siyasetçi hata yapınca basın **kan kokusu aldı**.
Investors smelled blood and started selling shares quickly.
Yatırımcılar **kan kokusu alıp** hızla hisse satmaya başladı.
As soon as they smelled blood, the competitors pushed even harder for the contract.
Onlar **kan kokusu alınca**, rakipler sözleşme için daha çok bastırdı.
I could tell the journalists smelled blood when they kept asking tough questions.
Gazeteciler zor sorular sormaya devam edince, **kan kokusu aldıklarını** fark ettim.
Once the rivals smelled blood, there was no stopping them from going after the top spot.
Rakipler **kan kokusu aldıktan sonra** artık onları zirveyi ele geçirmekten alıkoymak mümkün değildi.