"slinking" 的Turkish翻译
释义
Genellikle suçluluk ya da korku nedeniyle, dikkat çekmeden sessizce ve gizlice hareket etmek.
用法说明(Turkish)
Genellikle birileri ya da hayvanlar dikkat çekmemek isterken, utanç, suçluluk veya korku hissiyle yapılır; 'slinking away' veya 'slinking around' şeklinde kullanılır. 'Sneaking' kelimesinden daha resmidir.
例句
The cat was slinking under the table, trying not to be seen.
Kedi, fark edilmemek için masanın altında **sinsice yürüyordu**.
He came slinking back home after breaking the vase.
Vazoyu kırdıktan sonra eve **sinsice** geri geldi.
I saw a dog slinking along the fence at night.
Gece, bir köpeğin çitin yanında **sinsice yürüdüğünü** gördüm.
She was slinking around the party, hoping nobody would recognize her.
Partide kimse onu tanımasın diye **gizlice dolaşıyordu**.
Caught cheating, he left the classroom slinking out the door.
Kopya çekerken yakalanınca sınıftan **sinsice** çıktı.
There’s no point in slinking around—you’re not in trouble.
**Sinsice dolaşmanın** bir anlamı yok—başın belada değil.