"slandered" 的Turkish翻译
释义
Birine yönelik asılsız ve zararlı sözler söyleyerek onun itibarını zedeledi. 'Slander' fiilinin geçmiş zaman hali.
用法说明(Turkish)
Daha çok resmi ya da hukuki konuşmalarda geçer. Sözlü karalama için kullanılır; yazılı karalama için 'libel' terimi geçerlidir.
例句
He slandered his coworker at the meeting.
Toplantıda iş arkadaşına **iftira attı**.
The politician said he was slandered by the press.
Siyasetçi, basın tarafından **iftira atıldığını** söyledi.
She felt hurt after being slandered online.
İnternette **iftira atılınca** kendini üzgün hissetti.
I can't believe he slandered me just to get ahead at work.
Sırf işte ilerlemek için bana **iftira attığına** inanamıyorum.
She took legal action after being slandered on live television.
Canlı yayında **iftira atılınca** yasal işlem başlattı.
Rumors spread quickly, and soon everyone thought he had been slandered unfairly.
Dedikodular hızla yayıldı ve herkes onun **haksız yere karalandığını** düşündü.