输入任意单词!

"segregated" 的Turkish翻译

ayrılmışayrımcılığa uğramış

释义

Belirli grupların, özellikle ırk, din veya cinsiyet nedeniyle, diğerlerinden ayrı tutulduğu durumu ifade eder. Bu genellikle zorunlu veya kurumsal ayrımdır.

用法说明(Turkish)

Resmi, tarafsız bir kullanım; özellikle 'segregated schools' gibi yasal veya kurumsal bağlamlarda kullanılır. Zorunlu ayrımcılığı ifade eder; gönüllü ayrılığı değil.

例句

In the past, many schools were segregated by race.

Eskiden birçok okul ırklarına göre **ayrılmıştı**.

The swimming pools were segregated, with separate times for men and women.

Yüzme havuzları **ayrılmıştı**, erkekler ve kadınlar için ayrı saatler vardı.

They grew up in a segregated neighborhood.

Onlar **ayrılmış** bir mahallede büyüdüler.

Even public buses were once segregated, and people couldn't sit wherever they wanted.

Eskiden toplu taşıma otobüsleri bile **ayrılmıştı** ve insanlar istedikleri yere oturamıyordu.

The country has worked hard to end its segregated past and build a more equal society.

Ülke, **ayrılmış** geçmişini sona erdirip daha eşitlikçi bir toplum inşa etmek için çok çalıştı.

Housing in the city used to be strictly segregated, but things have slowly changed.

Şehirdeki konutlar önceden kesinlikle **ayrılmıştı**, ama zamanla değişti.