"reticent" 的Turkish翻译
释义
Kendi duygularını ya da düşüncelerini kolayca paylaşmayan, genellikle içine kapanık veya temkinli insanı tanımlar.
用法说明(Turkish)
'Reticent', çoğunlukla kişisel düşünce veya bilgileri saklamak için kullanılır. 'Reticent about...' şeklinde kullanılır; fiziksel sessizlik için uygun değildir.
例句
He is very reticent about his childhood.
Çocukluğu konusunda çok **ketum** biri.
Sarah is reticent when meeting new people.
Sarah, yeni insanlarla tanışınca **suskun** olur.
The witness remained reticent during the trial.
Tanık, duruşma sırasında **ketum** kaldı.
She grew more reticent after the accident and rarely talked about her feelings.
Kazadan sonra daha da **ketum** oldu ve duyguları hakkında nadiren konuştu.
Whenever politics comes up, John becomes completely reticent.
Siyaset konusu açılınca John tamamen **suskun** olur.
People say Mark is reticent, but he's just careful with his words.
İnsanlar Mark'ın **ketum** olduğunu söylüyor ama aslında sadece sözlerine dikkat ediyor.