"restraint" 的Turkish翻译
释义
Kişinin kendini, duygularını veya hareketlerini kontrol etmesi. Aynı zamanda hareketi veya özgürlüğü sınırlayan cihaz ya da kural anlamına gelir.
用法说明(Turkish)
'show restraint' kendini kontrol etmek anlamında kullanılır; 'safety restraint' emniyet kemeri veya benzeri cihaz; 'trade restraints' ise ticaret kısıtlamalarını ifade eder. 'without restraint' tamamen serbestçe anlamına gelir.
例句
He showed great restraint by not responding to the insult.
Hakarete karşılık vermeyerek büyük bir **özdenetim** gösterdi.
Please keep your seat restraint fastened during the flight.
Lütfen uçuş sırasında koltuk **emniyet kemerinizi** takılı tutun.
The government imposed restraints on trade with that country.
Hükümet, o ülke ile ticarete **kısıtlama** getirdi.
It took every ounce of restraint I had not to say something I'd regret.
Sonradan pişman olacağım bir şeyi söylememek için tüm **özdenetimimi** kullandım.
The patient had to be placed in physical restraints to prevent self-harm.
Hastaya zarar vermemesi için fiziksel **kısıtlama** uygulandı.
She ate the entire cake without restraint and didn't regret a single bite.
Tüm pastayı **kontrolsüzce** yedi ve hiç pişman olmadı.