"receivership" 的Turkish翻译
释义
Bir şirket veya mülkün mali sorunlar nedeniyle dışarıdan bir yöneticinin (kayyumun) atanarak kontrol altına alınmasıdır.
用法说明(Turkish)
Daha çok ticari ve hukuki bağlamda kullanılır. 'Kayyumluk' şirket iflasıyla aynı değildir; şirketin yönetimi dışarıdan bir kayyumla sağlanır.
例句
The company went into receivership after years of financial trouble.
Şirket, yıllarca süren mali sorunlardan sonra **kayyumluğa** geçti.
The court appointed a receiver to manage the business during receivership.
Mahkeme, **kayyumluk** sürecinde işletmeyi yönetmek üzere bir kayyum atadı.
Many jobs were saved when the company was under receivership.
Şirket **kayyumluk** altındayken birçok işyeri kurtarıldı.
Their assets are frozen while they're in receivership, so they can't sell anything.
**Kayyumluk** süresince varlıkları donduruldu, bu yüzden hiçbir şey satamıyorlar.
If sales don't improve soon, we might face receivership next year.
Satışlar yakında artmazsa, gelecek yıl **kayyumluk** ile karşılaşabiliriz.
The bank stepped in and put the property into receivership to protect its loan.
Banka, kredisini korumak için mülkü **kayyumluğa** aldı.