输入任意单词!

"punishment" 的Turkish翻译

ceza

释义

Bir kişinin kuralı çiğnediğinde veya yanlış yaptığında karşılaştığı hoş olmayan sonuçtur. Evde, okulda veya Hukuki durumlarda olabilir.

用法说明(Turkish)

Günlük dilde ve yasalarda sıkça kullanılır. 'ağır ceza', 'fiziksel ceza', 'ceza hak etmek', 'ceza ile karşılaşmak' gibi ifadeler yaygındır. 'Punishment' sonuçtur, 'punish' fiildir.

例句

The teacher gave him punishment for breaking the classroom rules.

Öğretmen, sınıf kurallarını çiğnediği için ona **ceza** verdi.

Losing his phone felt like a punishment.

Telefonunu kaybetmek **ceza** gibi hissettirdi.

The law says the crime needs a fair punishment.

Yasa, bu suç için adil bir **ceza** gerektiğini söylüyor.

Missing the concert was bad enough, but paying for the tickets too felt like extra punishment.

Konseri kaçırmak zaten kötüydü, üstüne bilet parasını ödemek de fazladan **ceza** olmuş oldu.

A late fee isn’t meant as punishment; it’s there to make people return books on time.

Gecikme ücreti bir **ceza** olarak düşünülmez; insanlar kitapları zamanında getirsin diye var.

He saw criticism as punishment, even when people were just trying to help.

Eleştiriyi, insanlar sadece yardım etmek istese bile, **ceza** olarak gördü.