"privileges" 的Turkish翻译
释义
Bazı kişilere veya gruplara statüleri veya konumları nedeniyle verilen özel hak ya da avantajlardır.
用法说明(Turkish)
'Ayrıcalıklar' genellikle çoğul olarak ve toplumsal adalet tartışmalarında kullanılır. 'Hak' ile karıştırmayın; ayrıcalıklar garanti değildir, verilip geri alınabilir. 'Lüks' ya da 'hak edilmiş haklar' ile de karıştırılmamalı.
例句
Only managers have certain privileges in the company.
Sadece yöneticilerin şirkette bazı özel **ayrıcalıkları** vardır.
Students with good grades enjoy extra privileges at school.
Başarılı öğrenciler okulda ekstra **ayrıcalıklar** kazanır.
Parking near the entrance is one of the privileges for VIP members.
Girişin yakınında park etmek, VIP üyeler için bir **ayrıcalıktır**.
He took his privileges for granted and didn't appreciate them until they were gone.
O, **ayrıcalıklarını** hafife aldı ve onları kaybedene kadar değerini anlamadı.
Some people are unaware of the unspoken privileges they have in society.
Bazı insanlar toplumda sahip oldukları görünmez **ayrıcalıkların** farkında değildir.
Losing his driver's license meant losing all the privileges that came with it.
Ehliyetini kaybetmek, ona bağlı tüm **ayrıcalıkların** kaybı anlamına geliyordu.