"prejudicial" 的Turkish翻译
释义
Birinin haklarına, çıkarlarına veya itibarına zarar veren ya da olumsuz etki yaratan bir durum.
用法说明(Turkish)
'Prejudicial' genellikle yasal ve akademik metinlerde kullanılır, 'prejudice' (önyargı) ile aynı değildir. Örneğin: 'prejudicial effect'.
例句
The chemicals have a prejudicial effect on the environment.
Bu kimyasallar çevre üzerinde **zarar verici** bir etki oluşturuyor.
Smoking is prejudicial to your health.
Sigara içmek sağlığınız için **zarar verici**dir.
The judge ruled the evidence was prejudicial.
Hakim kanıtın **zarar verici** olduğunu hükmetti.
They removed the prejudicial comments from the report to avoid misunderstandings.
Yanlış anlaşılmaları önlemek için rapordan **zarar verici** yorumları çıkardılar.
New laws should not be prejudicial to minority groups.
Yeni yasalar azınlık gruplar için **zararına** olmamalıdır.
Be careful—sharing that information could have prejudicial consequences for our case.
Dikkatli olun—bu bilgiyi paylaşmak davamız için **zarar verici** sonuçlar doğurabilir.