"precipitated" 的Turkish翻译
释义
Bir olayın beklenenden daha erken veya aniden olmasına sebep olmak. Bilimde ise, bir çözeltiden katı madde ayrışmasını ifade eder.
用法说明(Turkish)
Resmi ve akademik bağlamda daha sık kullanılır. 'precipitated a crisis' ifadesi ani bir krizi tetiklemek anlamındadır. Bilimde, kimyasal çökelme için kullanılır.
例句
The heavy rainfall precipitated a flood in the town.
Şiddetli yağmur, kasabada seli **neden oldu**.
The argument precipitated his decision to leave.
Tartışma, onun ayrılma kararına **neden oldu**.
A white solid precipitated from the chemical mixture.
Kimyasal karışımdan beyaz bir katı **çöktürdü**.
His careless words precipitated a big family fight.
Dikkatsiz sözleri, büyük bir aile kavgasına **neden oldu**.
The financial scandal precipitated the company's collapse.
Finansal skandal, şirketin çöküşüne **neden oldu**.
News of the merger precipitated panic among employees.
Birleşme haberi çalışanlar arasında paniğe **neden oldu**.