"play on your heartstrings" 的Turkish翻译
释义
Birinin duygularını harekete geçirmek veya derin bir şekilde üzmek, özellikle hikaye ya da görüntülerle.
用法说明(Turkish)
Genellikle film, reklam veya konuşmaların insanları duygulandırması için kullanılır; bazen duygusal manipülasyon ima edilebilir.
例句
That sad commercial really plays on your heartstrings.
O üzücü reklam gerçekten **duygularıma dokundu**.
The movie played on my heartstrings with its story about lost pets.
Film, kaybolan evcil hayvanların hikayesiyle benim **duygularıma dokundu**.
Nonprofit groups sometimes play on your heartstrings to get donations.
Bazı sivil toplum kuruluşları bağış almak için bazen sizin **duygularınıza dokunur**.
That video of the puppy rescue totally played on my heartstrings.
O köpek yavrusunun kurtarılması videosu tam anlamıyla benim **kalbime dokundu**.
Songs about family always play on my heartstrings.
Aileyle ilgili şarkılar her zaman **kalbime dokunur**.
He knows how to play on your heartstrings when he wants something.
O, bir şey istediğinde sizin **duygularınıza nasıl dokunacağını** iyi bilir.