"persecuted" 的Turkish翻译
释义
Irkı, dini, inancı veya kimliği gibi nedenlerle uzun süre haksız muameleye ya da baskıya uğramış kişi.
用法说明(Turkish)
'persecuted' genellikle uzun süreli baskı veya zulüm gören kişiler için kullanılır; çoğunlukla pasif olarak ('was persecuted') geçer. 'Prosecuted' (yargılanmak) ile karıştırılmamalı.
例句
The group was persecuted for their beliefs.
Grup, inançları nedeniyle **zulme uğradı**.
Many people have been persecuted throughout history.
Tarihte pek çok insan **zulme uğramıştır**.
He felt persecuted at school because of his accent.
Okulda, aksanı yüzünden kendini **baskı gören** hissediyordu.
Many artists who challenged the government were persecuted and forced to leave the country.
Hükümete karşı çıkan birçok sanatçı **zulme uğradı** ve ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
She spoke out for those who had been persecuted and silenced.
O, **zulme uğramış** ve susturulmuş olanların sesi oldu.
Standing up for the persecuted takes courage, but it can change lives.
**Zulme uğrayanlar** için ayağa kalkmak cesaret ister; ama hayatları değiştirebilir.