"permeated" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin, örneğin bir koku, duygu ya da fikir, tamamen her yere yayılması, tüm yapıyı ya da ortamı kaplaması durumudur.
用法说明(Turkish)
Genellikle 'by/with' ile edilgen biçimde kullanılır. Soyut kavramlar ve hisler için de uygundur. Kısa süreli ya da yüzeysel yayılım için tercih edilmez.
例句
The kitchen was permeated with the smell of fresh bread.
Mutfak, taze ekmek kokusuyla **sarmıştı**.
Her clothes were permeated by perfume.
Kıyafetleri parfümle **nüfuz etmişti**.
Sadness permeated the whole city after the news.
Haberi aldıktan sonra üzüntü tüm şehri **sarmıştı**.
A sense of excitement permeated the team as they prepared for the final.
Finale hazırlanırken takımı bir heyecan duygusu **sarmıştı**.
The old building was permeated with damp and mold.
Eski bina, nem ve küfle **nüfuz etmişti**.
His bitterness permeated everything he said.
Onun kırgınlığı, söylediği her şeye **nüfuz etmişti**.