"outbid" 的Turkish翻译
释义
Açık artırma veya rekabette, birinin teklifinden daha fazla para vererek ürünü veya sözleşmeyi kazanmaktır.
用法说明(Turkish)
Genellikle açık artırma, iş veya pazarlık gibi resmi ortamlarda kullanılır. Sıkça geçen kalıplar: 'be outbid', 'try to outbid', 'outbid someone by $X'. 'Overbid' (değerinden fazla teklif) ile karıştırmayın.
例句
We tried to outbid the other buyers at the auction.
Müzayedede diğer alıcıları **daha yüksek teklif vererek** geçmeye çalıştık.
Sarah was outbid in the final round.
Sarah, final turda **daha yüksek teklif verildiği** için kaybetti.
If you want the painting, you have to outbid everyone else.
O tabloyu istiyorsan, herkesten **daha yüksek teklif vermelisin**.
Nobody could outbid the millionaire—he really wanted that car.
Hiç kimse milyonerin **daha yüksek teklifini** geçemedi—araba gerçekten onun istediği bir şeydi.
I set my maximum, but someone outbid me at the last minute.
Maksimumumu belirledim, ama biri son anda beni **daha yüksek teklif ile geçti**.
They're trying to outbid each other for that rare book.
O nadir kitap için birbirlerini **daha yüksek tekliflerle geçmeye çalışıyorlar**.