"occupying" 的Turkish翻译
释义
Bir yerde bulunmak ya da orayı doldurmak; ayrıca arazi veya binayı kontrol altına almak anlamına da gelir.
用法说明(Turkish)
Genellikle 'is occupying', 'are occupying' gibi şimdiki zaman ile birlikte kullanılır. İnsanlar, ordular veya nesneler için kullanılabilir. Politik/askeri bağlamda güç kullanımı ima edilir. 'busy' ile karıştırmayın.
例句
The students are occupying the classroom.
Öğrenciler sınıfı **işgal ediyor**.
The army is occupying the town.
Ordu, kasabayı **işgal ediyor**.
She is occupying the only seat in the room.
O, odadaki tek koltuğu **işgal ediyor**.
People have been occupying the park for days to protest the new law.
İnsanlar yeni yasayı protesto etmek için günlerdir parkı **işgal ediyor**.
Sorry for occupying your time with all these questions.
Bu kadar çok soruyla vaktinizi **aldığım** için özür dilerim.
The boxes are occupying most of the floor space in the office.
Kutular, ofisteki yerin çoğunu **kaplıyor**.