"oblige to do" 的Turkish翻译
释义
Kurallar, görev veya dış baskıdan dolayı bir şeyi yapmaya zorlanmak veya mecbur olmak.
用法说明(Turkish)
Resmi ve hukuki bağlamda sık kullanılır. Gönüllü yapılan işler için kullanılmaz; zorunluluk, baskı ya da mecburiyet içerir.
例句
I am obliged to do what my boss asks.
Patronumun istediğini **yapmak zorundayım**.
Students are obliged to do their homework every day.
Öğrenciler her gün ödevlerini **yapmak zorunda**.
The law says you are obliged to do this.
Yasa diyor ki bunu **yapmak zorundasın**.
She felt obliged to do something when she saw the accident.
Kazayı görünce **bir şey yapmak zorunda hissetti**.
We’re obliged to do a lot of paperwork before traveling abroad.
Yurtdışına çıkmadan önce çok fazla evrak işi **yapmak zorundayız**.
Nobody is obliged to do more than they can.
Kimse gücünün üstünde bir şeyi **yapmak zorunda değildir**.