输入任意单词!

"make the running" 的Turkish翻译

öncülük etmeköne geçmek

释义

Bir projede, etkinlikte veya yarışmada liderlik yapmak veya öne geçmek.

用法说明(Turkish)

Çoğunlukla İngiltere İngilizcesinde, daha resmi ortamlarda kullanılır. Gerçek koşmak anlamında değil; liderlik veya inisiyatif almak anlamında. Amerikan İngilizcesinde 'take the lead' daha yaygındır.

例句

In the race, Anna made the running from the start.

Yarışta Anna baştan beri **öncülük etti**.

He always makes the running in class discussions.

O her zaman sınıf tartışmalarında **öncülük eder**.

Which team will make the running in the final game?

Finalde hangi takım **öncülük edecek**?

If no one else volunteers, I guess I'll have to make the running on this project.

Kimse gönüllü olmazsa, sanırım bu projede **öncülüğü ben alacağım**.

Sarah has really made the running in the negotiations so far.

Sarah şimdiye kadar görüşmelerde gerçekten **öncülük etti**.

No one expected the newcomer to make the running, but she impressed everyone.

Kimse yeni gelenin **öncülük edeceğini** beklemiyordu ama herkesi etkiledi.