"magnificence" 的Turkish翻译
释义
Görkemli, heybetli ya da etkileyici bir güzelliğe sahip olma durumu.
用法说明(Turkish)
Daha çok edebi veya resmi metinlerde kullanılır. Doğa, mimari veya etkileyici olayların büyüsünü anlatmak için uygun olur: 'the magnificence of...'.
例句
We admired the magnificence of the palace.
Sarayın **ihtişamına** hayran kaldık.
The mountain view's magnificence took my breath away.
Dağ manzarasının **görkemi** nefesimi kesti.
She described the city's magnificence in her letter.
Mektubunda şehrin **ihtişamını** anlattı.
It's hard not to be amazed by the magnificence of ancient temples.
Antik tapınakların **görkemine** hayran kalmamak zor.
The royal wedding was a display of pure magnificence.
Kraliyet düğünü tam anlamıyla saf bir **ihtişam** sergisiydi.
Standing on the balcony, he felt the magnificence of the city come alive at night.
Balkonda dururken, şehrin geceye özgü **görkemini** hissetti.