"luncheonette" 的Turkish翻译
释义
Hızlı ve hafif yemeklerin, atıştırmalıkların ve içeceklerin sunulduğu küçük ve samimi restoran veya kafedir, özellikle öğle saatlerinde tercih edilir.
用法说明(Turkish)
'Luncheonette' kelimesi nostaljik veya eski Amerikan diner/kafe ortamlarını çağrıştırır. Günümüzde 'diner', 'kafe' veya 'büfe' terimleri daha sık kullanılır.
例句
We ate sandwiches at the luncheonette.
**Lokanta**da sandviç yedik.
The luncheonette serves fresh soup every day.
**Lokanta**, her gün taze çorba servis ediyor.
My grandmother worked at a luncheonette when she was young.
Büyükannem gençken bir **lokantada** çalışıyordu.
Back in the '50s, every neighborhood had its own luncheonette.
50'lerde her mahallede bir **lokanta** vardı.
Let's grab a milkshake at the corner luncheonette after school.
Okuldan sonra köşedeki **lokantada** milkshake içelim.
The old luncheonette downtown has vintage booths and a jukebox.
Şehir merkezindeki eski **lokantada** hâlâ vintage kabinler ve bir müzik kutusu var.