"linchpin" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin en önemli parçası veya başarı için vazgeçilmez kişi ya da unsur.
用法说明(Turkish)
'Kilit nokta' veya 'temel unsur' deyimleri genellikle kişileri ya da hayati unsurları betimler; önemsiz roller için kullanılmaz.
例句
Sarah is the linchpin of our team.
Sarah, ekibimizin **kilit noktası**dır.
This software is a linchpin in our daily work.
Bu yazılım, günlük işimizde **kilit nokta**dır.
Trust is the linchpin of any good relationship.
Güven, her iyi ilişkide **temel unsur**dur.
He’s really the linchpin holding all these different departments together.
O, gerçekten tüm bu farklı departmanları bir arada tutan **kilit nokta**.
Losing her would mean losing the linchpin of our project.
Onu kaybetmek, projemizin **temel unsuru**nu kaybetmek demektir.
Communication acts as the linchpin during emergencies.
Acil durumlarda iletişim **kilit nokta** olarak görev yapar.