"lector" 的Turkish翻译
释义
Okuyucu, genellikle dini tören ya da akademik ortamlarda metinleri yüksek sesle okuyan kişidir. Bazen başkalarına okunmak üzere işe alınan kişi anlamında da kullanılır.
用法说明(Turkish)
Günlük Türkçede nadir kullanılır; sadece dini törenlerde, üniversitelerde veya tarihsel bağlamlarda geçerlidir. Sıradan kitap okurları için kullanılmaz.
例句
The lector read the Bible passage during the service.
Törende **okuyucu** İncil'den bir bölümü okudu.
At the university, the lector gave a talk about literature.
Üniversitede **okuyucu** edebiyat hakkında bir konuşma yaptı.
The factory hired a lector to read to the workers.
Fabrika işçilere okumak için bir **okuyucu** işe aldı.
The church rotates different lectors every week for the readings.
Kilise, okumalar için her hafta farklı **okuyucular**ı görevlendiriyor.
Her uncle worked as a lector in a Cuban cigar factory reading novels to the workers.
Onun amcası Küba puro fabrikasında işçilere roman okuyan bir **okuyucu** olarak çalıştı.
If you want to be a church lector, you have to practice reading aloud clearly.
Kilise **okuyucusu** olmak istiyorsanız, yüksek sesle ve net okumayı pratik yapmalısınız.