"keeler" 的Turkish翻译
释义
Genellikle su, süt veya balık taşımak ya da saklamak için kullanılan büyük kap veya kova. Tarihsel ya da eski kullanımlı bir kelimedir.
用法说明(Turkish)
Günümüzde bu kelime kullanılmaz; eski ya da bölgesel metinlerde rastlanır. Modern İngilizcede 'bucket' ya da 'tub' tercih edilir.
例句
The farmer filled the keeler with water.
Çiftçi **büyük tekneyi** suyla doldurdu.
She washed the clothes in a large keeler.
Büyük bir **teknede** çamaşırları yıkadı.
Fish were kept fresh in a wooden keeler.
Balıklar ahşap bir **tekne**de taze tutulurdu.
The old barn still has an iron keeler in the corner.
Eski ahırın köşesinde hâlâ demir bir **büyük tekne** var.
Have you seen that huge keeler by the stream?
Dere kenarındaki o koca **büyük tekneyi** gördün mü?
They used a keeler for mixing dough in the bakery years ago.
Eskiden fırında hamuru karıştırmak için **büyük tekne** kullanılırdı.