"juxtapose" 的Turkish翻译
释义
İki ya da daha fazla şeyi karşılaştırmak veya zıtlıkları görmek için yan yana koymaktır.
用法说明(Turkish)
Resmi ve yazılı dilde, akademik veya sanatsal bağlamlarda daha sık kullanılır. 'juxtapose A with B' şeklinde kullanılarak benzerlik ya da farklılığı vurgulamak amacı taşır. Günlük dilde yaygın değildir.
例句
The artist juxtaposed bright colors with dark shades.
Sanatçı parlak renkleri koyu tonların yanına **yan yana koydu**.
We can juxtapose old traditions with modern ideas.
Eski gelenekleri modern fikirlerle **yan yana koyabiliriz**.
The teacher juxtaposed two poems in class.
Öğretmen derste iki şiiri **yan yana koydu**.
It’s interesting how they juxtapose humor and tragedy in that movie.
O filmde mizah ve trajediyi **yan yana koymaları** ilginç.
When you juxtapose these photos, you see how much has changed.
Bu fotoğrafları **yan yana koyduğunuzda**, ne kadar değiştiğini görebilirsiniz.
Critics often juxtapose her work with that of her contemporaries.
Eleştirmenler sıkça onun eserlerini çağdaşlarınınkiyle **yan yana koyar**.