"integral" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin tamamı için mutlaka gerekli olan, çıkarılamayan veya çok önemli olan parça ya da öğe.
用法说明(Turkish)
'Ayrılmaz parça', 'vazgeçilmez rol' gibi kalıplarla resmi ve iş bağlamında sık kullanılır. 'Entegre' (integrated) ile karıştırmayın. Gündelik dilde seyrek kullanılır.
例句
Exercise is an integral part of a healthy lifestyle.
Egzersiz, sağlıklı bir yaşamın **ayrılmaz** bir parçasıdır.
Water is integral to all living things.
Su, tüm canlılar için **ayrılmaz** bir unsurdur.
Trust is integral to a good relationship.
Güven, iyi bir ilişkinin **ayrılmaz** bir parçasıdır.
She played an integral role in the success of the project.
O, projenin başarısında **ayrılmaz** bir rol oynadı.
Honesty is integral to his personality; he never lies.
Dürüstlük, onun kişiliğinin **vazgeçilmez** bir özelliğidir; asla yalan söylemez.
Innovation has become an integral element of modern business.
Yenilik, modern iş dünyasının **ayrılmaz** bir unsuru haline geldi.