"in a huff" 的Turkish翻译
释义
Biri küçük bir şeyden dolayı birden sinirlenip tepki göstererek ya da ortamı terk ederek bunu belli ettiğinde kullanılır.
用法说明(Turkish)
Ciddi öfkede değil, hafif alınma ve kısa süreli kızgınlıklar için kullanılır. 'Sinirlenip çıkmak', 'alınıp gitmek' gibi ifadelerle birlikte kullanılır.
例句
He often leaves in a huff if things don’t go his way.
İşler istediği gibi gitmezse sık sık **alınarak** ayrılır.
He left the room in a huff.
Odayı **alınarak** terk etti.
She walked away in a huff after the joke.
Şakadan sonra **kızgınlıkla** uzaklaştı.
Tom left in a huff when nobody listened to him.
Kimse onu dinleyince Tom **kızgınlıkla** ayrıldı.
She slammed the door in a huff.
Kapıyı **kızgınlıkla** çarptı.
Don’t go in a huff—we’re just teasing you.
**Kızgınlıkla** gitme—sadece şaka yapıyoruz.