"implacable" 的Turkish翻译
释义
Durması, yumuşaması veya ikna edilmesi mümkün olmayan kişi, güç veya duyguyu ifade eder; özellikle kararlı veya acımasız olanlar için kullanılır.
用法说明(Turkish)
Daha çok 'amansız düşman', 'amansız güç' gibi ciddi ve edebi deyimlerde kullanılır; küçük veya önemsiz şeyler için kullanılmaz.
例句
The army faced an implacable enemy.
Ordu, **amansız** bir düşmanla karşı karşıyaydı.
She was an implacable opponent in every debate.
Her tartışmada o, **amansız** bir rakipti.
Time is an implacable force.
Zaman, **amansız** bir güçtür.
Her implacable determination inspired everyone around her.
Onun **amansız** kararlılığı çevresindekilere ilham verdi.
Despite all obstacles, their pursuit was implacable.
Tüm engellere rağmen, onların takibi **amansızdı**.
You can't bargain with an implacable storm; you just have to wait it out.
**Amansız** bir fırtınayla pazarlık yapamazsın; sadece geçmesini beklemelisin.