"hesitantly" 的Turkish翻译
释义
Kişinin ne yapacağı ya da söyleyeceği konusunda emin olamayıp yavaş ve özgüvensiz şekilde hareket etmesi veya konuşması durumunda kullanılır.
用法说明(Turkish)
Genellikle 'söylemek', 'sormak', 'yanıtlamak' gibi fiillerle kullanılır; belirsizlik veya çekingenlik havası verir, yoğun bir korkudan ziyade hafif güvensizlik içerir.
例句
He spoke hesitantly in front of the class.
Sınıfın önünde **tereddütle** konuştu.
She hesitantly opened the door.
Kapıyı **çekingen bir şekilde** açtı.
The child answered the question hesitantly.
Çocuk soruya **tereddütle** cevap verdi.
She reached out her hand hesitantly, not sure if he'd want to shake it.
O elini uzatıp **çekingen bir şekilde**, onun tokalaşmak isteyip istemediğinden emin değildi.
He hesitantly agreed to try the strange-looking food.
Tuhaf görünen yemeği denemeyi **tereddütle** kabul etti.
“Do you want to go out?” he asked, hesitantly, afraid of her answer.
"Dışarı çıkmak ister misin?" diye **çekingen bir şekilde** sordu, cevabından korkarak.