"glinting" 的Turkish翻译
parıldayanışıldayan
释义
Küçük, parlak ışık yansımalarıyla aniden ve keskin şekilde parlamak.
用法说明(Turkish)
En çok metal, su veya gözde ışığın kısa süreli parlamasını anlatırken şiirsel veya edebi bir şekilde kullanılır; sabit veya yumuşak ışık için kullanılmaz.
例句
The ring was glinting in the sunlight.
Yüzük güneş ışığında **parıldıyordu**.
Her eyes were glinting with excitement.
Gözleri heyecanla **parlıyordu**.
The sword was glinting on the wall.
Kılıç duvarda **parlıyordu**.
She noticed his watch glinting as he waved.
Elini salladığında saatinin **parıldadığını** fark etti.
The water was glinting under the moonlight.
Su ay ışığında **parıldıyordu**.
His smile was glinting with mischief.
Gülüşü yaramazlıkla **parlıyordu**.