"glare" 的Turkish翻译
释义
Birine öfkeyle bakmak veya göz alıcı ve görmeyi zorlaştıran parlak ışık.
用法说明(Turkish)
'Dik dik bakmak' insanlara genellikle öfke belirtisiyle uygulanır. Işık için kullanılınca rahatsız edici bir aydınlığı anlatır; 'stare' (tarafsız bakış) ve 'glow' (yumuşak ışık) ile karıştırmayın.
例句
She gave him a glare and walked away.
Ona ona bir **dik bakış** attı ve uzaklaştı.
The glare from the headlights made it hard to see.
Farların **parlak ışığı** görmeyi zorlaştırdı.
Please lower the blinds to block the sun's glare.
Lütfen güneşin **parlak ışığını** engellemek için storları indiriniz.
He could feel her glare from across the room.
O, odanın karşısından onun **dik dik bakışını** hissedebiliyordu.
The snow's bright glare made it difficult to drive without sunglasses.
Karın parlak **ışıltısı** gözlüksüz araba sürmeyi zorlaştırdı.
She didn't say a word but her glare said it all.
Hiçbir şey söylemedi ama onun **dik bakışı** her şeyi anlattı.