"give chase" 的Turkish翻译
释义
Birini veya bir şeyi yakalamak için hızlıca peşinden koşmaya başlamak. Genellikle hikayelerde veya heyecanlı anlarda kullanılır.
用法说明(Turkish)
Bu deyim daha resmi veya edebi bir kullanıma sahiptir; günlük konuşmada 'kovalamak' daha yaygındır. Sonuna doğrudan nesne getirilmez.
例句
The police gave chase to the robber.
Polis, soyguncunun **peşine düştü**.
The dog saw the cat and gave chase.
Köpek, kediyi görünce hemen **kovalamaya başladı**.
When the ball rolled away, the children gave chase.
Top yuvarlanınca çocuklar **kovalamaya başladı**.
As soon as the thief ran out, the store owner gave chase without hesitation.
Hırsız dışarı çıkar çıkmaz dükkan sahibi **hiç tereddüt etmeden peşine düştü**.
The suspect jumped into a car, and the detectives gave chase through the city streets.
Şüpheli arabaya atladı, dedektifler de şehir sokaklarında **peşine düştü**.
Nobody moved at first, but then someone shouted, 'He's getting away—give chase!'
Başta kimse hareket etmedi ama sonra biri bağırdı: 'Kaçıyor—**kovalayın**!'