"gelatinous" 的Turkish翻译
释义
Düzgün, kalın ve jelatin veya jöle gibi sallanan bir yapıya sahip olan. Genellikle yiyecekler veya maddeler için kullanılır.
用法说明(Turkish)
Çoğunlukla yemeklerde veya bilimsel bağlamda dokuyu açıklamak için kullanılır; insanlar ya da duygular için kullanılmaz.
例句
The dessert had a gelatinous texture.
Tatlı **jelatinimsi** bir dokuya sahipti.
Some sea creatures have a gelatinous body.
Bazı deniz canlılarının vücutları **jelatinimsi**dir.
The soup became gelatinous after cooling.
Çorba soğuyunca **jelatinimsi** hale geldi.
Jellyfish are known for their gelatinous appearance in the water.
Denizanası, sudaki **jelatinimsi** görünümüyle bilinir.
The sauce cooled down and turned surprisingly gelatinous.
Sos soğuyunca şaşırtıcı şekilde **jelatinimsi** oldu.
It felt strange to walk on the gelatinous mud after the rain.
Yağmurdan sonra **jelatinimsi** çamurun üzerinde yürümek garipti.