"floating" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin suyun veya havanın yüzeyinde batmadan kalması anlamına gelir. Ayrıca, sabit olmayan veya sürekli değişen anlamı da vardır.
用法说明(Turkish)
Genellikle sıfat ya da ortaç olarak kullanılır: 'yüzen yaprak', 'havuzda yüzen'. 'Floating around' deyimi fikir ya da söylenti için geçerlidir. 'Floating rate/price', değişken demektir. 'Flowing' ile karıştırmayın.
例句
There is a floating leaf in the water.
Suda bir **yüzen** yaprak var.
We saw a floating balloon near the ceiling.
Tavanda **yüzen** bir balon gördük.
The bank offers a floating interest rate.
Banka **dalgalı** faiz oranı sunuyor.
There have been a few ideas floating around, but nothing is decided yet.
Birkaç fikir **dolaşıyor**, ama henüz hiçbir şey kesinleşmedi.
I just lay back and watched the clouds floating by.
Sadece uzandım ve gökyüzünde **yüzen** bulutları izledim.
With prices still floating, it's hard to plan a budget.
Fiyatlar hâlâ **dalgalı**, bütçe yapmak zor.