"fervent" 的Turkish翻译
释义
Bir konuya karşı güçlü ve samimi bir duygu veya coşku göstermek; özellikle inanç, dilek veya destek için kullanılır.
用法说明(Turkish)
Genellikle yazılı veya resmi dilde, özellikle 'fervent hope', 'fervent supporter' gibi ifadelerde geçer. 'Passionate'dan daha yoğun ve odaklıdır.
例句
She gave a fervent speech about helping the poor.
Yoksullara yardım hakkında **hararetli** bir konuşma yaptı.
He is a fervent supporter of the team.
O, takımın **ateşli** bir destekçisidir.
They made a fervent wish for peace.
Barış için **hararetli** bir dilekte bulundular.
Her fervent belief in justice inspired everyone around her.
Adalete olan **tutkulu** inancı çevresindekilere ilham verdi.
Even after the team lost, their fervent fans stayed and cheered.
Takım kaybettikten sonra bile **ateşli** taraftarları kalıp tezahürat etti.
I have a fervent hope that things will get better soon.
Yakında her şeyin düzeleceğine dair **hararetli** bir umudum var.