"feed a line" 的Turkish翻译
释义
Birine doğru olmayan bir şey söylemek; genellikle bahane olarak ya da kandırmak için.
用法说明(Turkish)
Resmi olmayan, günlük konuşmada kullanılır. 'yalan söylemek' ya da 'masal anlatmak' olarak geçer. Kontekstten olumlu veya olumsuz algılanabilir.
例句
Don't feed me a line about why you're late.
Geç kaldığın için bana **yalan söyleme**.
I know you're just feeding me a line.
Bana **yalan söylediğini** biliyorum.
He tried to feed her a line, but she didn't believe him.
Ona **yalan söylemeye çalıştı** ama o inanmadı.
Stop feeding me lines—just tell me the truth.
Bana artık **masal anlatma**—doğruyu söyle.
Whenever he's in trouble, he tries to feed his boss a line.
Ne zaman başı belaya girse, patronuna **yalan söylemeye çalışır**.
She could tell he was feeding her a line to get out of helping.
Onun, yardım etmekten kaçmak için **yalan söylediğini** anladı.