"fantastical" 的Turkish翻译
释义
Gerçek olmayan, hayal gücüyle yaratılmış veya sihirli, olağanüstü derecede tuhaf şeyleri tanımlar; genellikle masal veya mitlerde bulunur.
用法说明(Turkish)
Günlük konuşmada nadiren kullanılır, daha çok edebiyat, sanat veya filmlerde sihirli ya da olağanüstü şeyler için geçerlidir. 'fantastic' gibi çok iyi anlamında değildir; en çok 'dünyalar', 'yaratıklar', 'hikâyeler' ile kullanılır.
例句
The artist painted a fantastical dragon flying over the city.
Sanatçı, şehrin üzerinde uçan **fantastik** bir ejderha çizdi.
She loves books with fantastical worlds and magical creatures.
O, **fantastik** dünyalar ve sihirli yaratıkların olduğu kitapları sever.
The movie was full of fantastical adventures.
Film **fantastik** maceralarla doluydu.
His stories always take you to fantastical places you've never dreamed of.
Onun hikâyeleri sizi her zaman hiç hayal etmediğiniz **fantastik** yerlere götürür.
The costumes at the festival were so fantastical, I felt like I was in a fairytale.
Festivaldeki kostümler o kadar **fantastikti** ki kendimi masalda gibi hissettim.
Sometimes reality feels just as fantastical as any fiction.
Bazen gerçeklik bile herhangi bir kurgusal hikâye kadar **fantastik** gelebilir.