"fanatical" 的Turkish翻译
释义
Bir konuya karşı aşırı derecede güçlü ve mantıksız inanç veya duygulara sahip olmak. Genellikle din, spor veya hobilerle ilgili kullanılır.
用法说明(Turkish)
Genellikle olumsuz ve eleştirel bir anlam taşır; takıntılı veya aşırı bağlılık ifade eder. 'fanatical about', 'fanatical follower' ifadeleriyle kullanılır. Olumlu anlam için 'passionate' veya 'enthusiastic' tercih edilmelidir.
例句
He is fanatical about football and never misses a game.
Futbola karşı **fanatik** ve asla bir maçı kaçırmaz.
Some people have fanatical beliefs about healthy eating.
Bazı insanlar sağlıklı beslenme konusunda **fanatik** inançlara sahip.
The group was known for its fanatical followers.
Grup, **fanatik** takipçileriyle tanınıyordu.
She became so fanatical about running that it was all she talked about.
Koşuya o kadar **fanatik** oldu ki, hep bundan bahsetmeye başladı.
His fanatical attention to detail drove his coworkers crazy.
Onun detaylara gösterdiği **fanatik** dikkat, iş arkadaşlarını çıldırtıyordu.
You don't need to be fanatical to make a difference—you just need to care.
Bir fark yaratmak için **fanatik** olman gerekmez—önemsemen yeterli.