"fabricating" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyi yapmak, özellikle parçalardan birleştirerek oluşturmak anlamına gelir. Ayrıca, gerçek olmayan bir hikaye ya da yalan uydurmak anlamında da kullanılır.
用法说明(Turkish)
'fabricating evidence' delil uydurmak, 'fabricating a story' hikaye uydurmak anlamına gelir. Genellikle resmi ya da teknik konularda kullanılır.
例句
The company is fabricating new parts for the cars.
Şirket arabalar için yeni parçalar **imal ediyor**.
He was caught fabricating evidence in the case.
O, davada delil **uydururken** yakalandı.
She admitted to fabricating the story about her trip.
Geziyle ilgili hikayeyi **uydurduğunu** itiraf etti.
Are you fabricating this, or did it really happen?
Bunu **uyduruyor musun** yoksa gerçekten mi oldu?
The report accuses the officials of fabricating data to hide mistakes.
Rapor, yetkilileri hataları gizlemek için verileri **uydurmakla** suçluyor.
I can't believe he's still fabricating excuses after all this time.
Bunca zamandan sonra hâlâ **bahaneler uydurmasına** inanamıyorum.