"extremist" 的Turkish翻译
释义
Aşırı görüşlü kişi, özellikle siyaset veya din hakkında çok katı ve güçlü görüşlere sahip olup, bu inançlar uğruna tehlikeli ya da saldırgan davranışlar gösterebilen kişidir.
用法说明(Turkish)
Genellikle olumsuzdur; tehlikeli veya mantıksız görüşleri ima eder. Çoğunlukla siyaset veya dinle ilgili kullanılır. 'Radikal'den farklıdır. Sıklıkla 'şiddet yanlısı aşırıcı', 'sağcı/solcu aşırı görüşlü' şeklinde geçer.
例句
An extremist may use violence to support their ideas.
Bir **aşırı görüşlü** kişi fikirlerini desteklemek için şiddet kullanabilir.
Many countries try to stop extremist groups.
Birçok ülke **aşırıcı** grupları durdurmaya çalışıyor.
She is worried about extremist messages online.
O, internetteki **aşırı görüşlü** mesajlardan endişeli.
He was called an extremist because of his uncompromising views.
Uzlaşmaz görüşleri yüzünden ona **aşırı görüşlü** denildi.
It's difficult to have a discussion with an extremist; they rarely listen to other points of view.
Bir **aşırıcı** ile tartışmak zordur; genellikle başkalarının görüşlerini dinlemezler.
After the attack, the police arrested several suspected extremists.
Saldırıdan sonra polis birkaç şüpheli **aşırıcıyı** tutukladı.