"exacerbated" 的Turkish翻译
释义
Bir problemi, durumu veya duyguyu daha kötü veya şiddetli hale getirmek.
用法说明(Turkish)
Formel ve akademik, tıbbi veya gazetecilikte sık kullanılır. 'problem', 'situation', 'conflict', 'symptoms' gibi ifadelerle kullanılır; olumlu değişimler için kullanılmaz.
例句
The storm exacerbated the flooding in the city.
Fırtına şehirdeki seli daha da **kötüleştirdi**.
Her actions exacerbated the conflict between the teams.
Onun davranışları takımlar arasındaki çatışmayı daha da **şiddetlendirdi**.
The medicine shortage exacerbated his symptoms.
İlaç eksikliği onun semptomlarını daha da **kötüleştirdi**.
Working late every night exacerbated his stress levels.
Her gece geç saatlere kadar çalışmak stres seviyesini daha da **kötüleştirdi**.
The delays at the airport only exacerbated our frustration.
Havaalanındaki gecikmeler yalnızca bizim hayal kırıklığımızı daha da **kötüleştirdi**.
Ignoring the warning signs exacerbated the situation far more than expected.
Uyarı işaretlerini görmezden gelmek durumu beklenenden çok daha fazla **kötüleştirdi**.