"ensuring" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin kesin olarak olmasını sağlamak ya da doğru olduğundan emin olmak için gerekeni yapmak.
用法说明(Turkish)
Resmi, iş ve teknik ortamlarda sık kullanılır. Genellikle 'ensuring that...' kalıbı ile geçer. 'insure' (sigorta yaptırmak) veya 'assure' (temin etmek, güvence vermek) ile karıştırmayın.
例句
We are ensuring the doors are locked at night.
Geceleri kapıların kilitli olduğundan **emin oluyoruz**.
She is ensuring all the documents are ready.
Tüm belgelerin hazır olduğundan **emin oluyor**.
The teacher is ensuring that students understand the lesson.
Öğretmen, öğrencilerin dersi anladığından **emin oluyor**.
Thanks for ensuring everything went smoothly at the event.
Etkinlikte her şeyin sorunsuz geçmesini **sağladığınız** için teşekkürler.
He’s always ensuring his team feels supported.
O her zaman ekibinin kendini desteklenmiş hissetmesini **sağlıyor**.
A good leader focuses on ensuring clear communication.
İyi bir lider, net iletişimi **sağlamaya** odaklanır.