"distasteful" 的Turkish翻译
释义
Hoş olmayan ya da tatsız bir şey insanı rahatsız eder ve hoşnutsuzluk ya da tiksinti duygusu yaratır.
用法说明(Turkish)
Daha çok ahlaki ya da kişisel hoşnutsuzluklar için kullanılır; yemek tadı için kullanılmaz. 'Find' fiiliyle 'find something distasteful' şeklinde sıkça geçer.
例句
He found the comment distasteful.
Yorumu **hoş olmayan** buldu.
The movie had some distasteful jokes.
Filmde bazı **hoş olmayan** şakalar vardı.
She avoided distasteful conversations at work.
İşyerinde **tatsız** konuşmalardan kaçındı.
I think the way he spoke to her was really distasteful.
Bence ona konuşma tarzı gerçekten **tatsızdı**.
Some people find reality TV shows a bit distasteful.
Bazı insanlar reality TV şovlarını biraz **hoş olmayan** bulur.
I left the room because I found the discussion distasteful.
Odadan çıktım çünkü tartışmayı **hoş olmayan** buldum.