"dissolute" 的Turkish翻译
释义
Kuralları veya ahlaki değerleri umursamayan, özellikle aşırı içki veya cinsellikte sınır tanımayan kişiler için kullanılır.
用法说明(Turkish)
Daha çok yazılı veya edebi metinlerde, başkalarının hayat tarzını eleştirirken kullanılır; günlük konuşmada nadirdir.
例句
He was known as a dissolute man who loved parties and excess.
O, partileri ve aşırılıkları seven **sefih** bir adam olarak tanınırdı.
A dissolute lifestyle can lead to many problems.
**Sefih** bir yaşam tarzı birçok soruna yol açabilir.
The novel describes the dissolute youth of the main character.
Roman, ana karakterin **sefih** gençliğini anlatıyor.
After years of dissolute living, he finally settled down and changed his ways.
Yıllarca **sefih** bir hayat sürdükten sonra sonunda duruldu ve değişti.
Her reputation suffered because of her dissolute friends and late nights out.
**Sefih** arkadaşları ve geç saatlere kadar dışarıda olması, onun itibarını sarstı.
People gossiped about the politician’s dissolute behavior during the campaign.
İnsanlar, kampanya sırasında siyasetçinin **sefih** davranışlarını dedikodu ediyorlardı.