"disputed" 的Turkish翻译
释义
İnsanların üzerinde anlaşamadığı, hala tartışılan veya kavga edilen konu, alan ya da kararları ifade eder.
用法说明(Turkish)
'Tartışmalı' ve 'ihtilaflı' kelimeleri resmi yazışmalarda ya da haberlerde sık geçer; örneğin, 'tartışmalı topraklar', 'ihtilaflı iddia'. Genellikle devam eden bir anlaşmazlığı ifade eder. 'Controversial' kadar hararetli toplumsal tartışma ima etmez.
例句
The two countries fought over the disputed border.
İki ülke **tartışmalı** sınır için savaştı.
The results of the election were disputed by the opposition.
Muhalefet seçim sonuçlarını **tartışmalı** olarak ilan etti.
This is a disputed fact and not everyone agrees.
Bu, **tartışmalı** bir gerçek ve herkes hemfikir değil.
That island has been disputed for decades, with both nations claiming it belongs to them.
O ada on yıllardır **tartışmalı**; iki ülke de kendilerine ait olduğunu iddia ediyor.
His disputed claim made the meeting very tense.
Onun **tartışmalı** iddiası toplantıyı çok gergin yaptı.
For years, the town sat on disputed land between two states.
Yıllar boyunca kasaba iki eyalet arasındaki **tartışmalı** toprakta yer aldı.