"dispassionate" 的Turkish翻译
释义
Kendi duygularından veya ön yargılardan etkilenmeden adil ve tarafsız bir şekilde yargıda bulunmak.
用法说明(Turkish)
Akademik ve resmi ortamlarda 'analiz', 'gözlemci', 'yaklaşım' kelimeleriyle sık kullanılır. 'Duygusuz' ile karıştırmamak gerekir; burada esas olan adil ve objektif olmaktır.
例句
The judge made a dispassionate decision.
Hakim **tarafsız** bir karar verdi.
She gave a dispassionate report about the accident.
O, kaza hakkında **tarafsız** bir rapor verdi.
We need a dispassionate analysis to solve this problem.
Bu sorunu çözmek için **tarafsız** analiz gerekir.
He remained dispassionate during the heated discussion.
Hararetli tartışmada bile o **tarafsız** kaldı.
Journalists should be dispassionate when reporting news.
Gazeteciler haber verirken **tarafsız** olmalıdır.
It's hard to stay dispassionate when friends are involved.
Arkadaşlar işin içindeyse **tarafsız** kalmak zordur.